Pazar, Ocak 13, 2013

Ego Üzerinden Kibirlenme Vaziyeti

   Selam; bu yazının oluşumunu sağlayanlara teşekkür ediyorum, farkında dahi olmasalar da mühim değil işte keza pek iç açıcı değil.

Şöyle başlamak istiyorum; (Araf Suresi 11. ve 18. ayetler arası)

"11- Sizi yarattık, arkasından belirli bir biçime soktuk, sonra meleklere “Ademe secde edin, dedik. İblis dışında hepsi secde etti. Sadece o secde edenlerden olmadı. “

12- “Allah İblis’e “Secde etmeni emrettiğimde seni secde etmekten alıkoyan ne oldu? dedi. O da “Ben ondan üstünüm, beni ateşten, onu ise çamurdan yarattın ” dedi.

13- “Allah ona “o halde in oradan, orada büyüklük taslamak haddine düşmedi. Çık dışarı, sen alçağın birisin, dedi. ”

14- “İblis, “Bana insanların tekrar dirilecekleri güne kadar mühlet ver” dedi.

15- Allah “Sen mühlet verilenlerden birisin” dedi.


16- “İblis dedi ki; “Beni kışkırtıp sapıklığa düşürdüğün için, andolsun ki, doğru yolun üzerinde pusu kurup insanların yolunu keseceğim. ”


17- “Sonra önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından onlara sokulacağım da çoğunluğunu şükreder bulamayacaksın. ”


18- “Allah dedi ki; “Çık oradan yerilmiş ve kovulmuş olarak! Andolsun ki, insanlardan kim sana uyarsa, onları ve sizi birlikte cehenneme dolduracağım. "

   Kibirin üstadını ilk burada görüyoruz. İblis, 
yaratılmış insandan, üstünlük egosu ile Allah'a karşı kibirlenecek kadar yüksek vazifede görüyor kendisini.


*****

 
Günümüze uyarladığımız vakit bunu, artık ego olmadan doğru düzgün bir yerde neredeyse(!) tutunamayacağız ve belli belirsiz kibirli de davranıyoruz; gerek ailemize karşı, gerek top oynayan bir çocuğa, gerekse otobüste oturmak isteyen yaşlı bir amcaya ya da işte teyzeye karşı. Bu zamanla içimize öyle sert bir şekilde iliklenecek ki artık üzerimizden bu duyguyu yırtıp atamayacağız, yakamayacağız. Çok uzun bir zaman sonra değil, hatta şimdiki gençlerimiz bir anne-baba olsunlar, sonrasında torun torbaya karışsınlar hele o zaman görelim! "Aaah... Dünya demeye iki bin şahit gerek artık!" diyeceğiz.

   Daha dün bir insanın farkında olmadan; ego ve kibirle nasıl kendisini savunmaya çalıştığını izledim. İnsanoğluyla gerçekten bir yerde uğraşılmıyor. Kendini beğenmiş hareketlerini, savunmalarını çok güzel yapıyorlar. Saçma bir hareketlerini ölesiye, o kadar ama o kadar da değil oooooo kaaaadaaaaaaarrr güzel savunuyorlar ki, kısa bir zamanın ardından insan kendisinden şüphe etmeye başlıyor.



  Olaya geçmeden önce tanıklık ettiğim en basit örnekleri paylaşmak istedim; neredeyse her gün yaklaşık üç saat otobüs yolculuğu yapıyorum. Halk otobüsleri. Konumuzun bahsi olan kibir ve ego, hayatımızı kendi ellerimizle nasıl çökerttiğimizin kanıtını buralarda da güzel bir şekilde kendisini belli ediyor. Gelecek... Gelecek gerçekten çok yakında gelecek ve dünyanın insanlardan hıncını nasıl aldığına tanıklık edebileceğiz, belki. İşte bu halk otobüslerinde gördüğüm şey şu, her zaman ama emin olun her zaman, saygıdan yoksun, kendini bilmez gençlerin kendilerinden yaşça oldukça büyük insanları en ufak bir hâyâ belirtisi olmadan hor görmesi. Bazen diyorum abi belki abartıyorsundur, hastadırlar, yorgundurlar vesaire ama öyle olaylara tanıklık ettim ki bu sebepler yanında ufacık kaldı. Hiçbir insan hasta ve yorgun olduğu için babannesi yaşında kadına gerizekalı demez. Bu aşağılık insanlar yapıyor işte. Bu akıldan ve idraktan yoksun insanlar yapıyor ki geneli üniversite öğrencisi. Afedersiniz ama bu amına koduğumun batısına özenmekten oluyor. İnternette beyinsizce, ne yapacağını bilmeden bik bik bik sağa sola tıklamaktan oluyor. Bunları söylediğiniz zaman, sen niye böylesin olursanız hiç, hiiiiiiiiiiiiç şaşmayın kardeşlerim keza insanları anlamak oldukça zor.

Enam Suresi 116. ayette Allah ne diyor bakalım:


"
Yeryüzündeki insanların çoğunluğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Sadece sanıya uyarlar onlar ve sadece saçmalarlar."

   
Şu olaya dönmek istiyorum, buraya da şöyle başlayayım:








   Hanımefendi(saygıdan ötürü böyle hitap ediyorum şu an)nin ilk kelimesine dikkat çekmek istiyorum: Arkadaşım!
   Sonraki hitap şekli bunu takiben aynı vazifede devam ediyor lâkin benim mesajımdan sonra bir bakıyoruz ki siz, biz olmuş. Genellikle insanlar önce siz, bizle başlar ama işte burada durum gözlerimizin ayaklarımızda olması. Sonrasında şikayetlerine devam ediyor ve dördüncü cümleye geçiyoruz. Gerçi cümleleri nasıl kurduğunu da anlayamadım. -Ha, kısa hatırlatma, üniversite öğrencisi bir hanımefendi kendisi. Sanırım 93'lü.- Kişisel ayrımcılıktan kulak kabartmış. Hanımefendinin kişisel ayrımcılık dediği olay şu, bir yarışma düzenleniyor, fotoğraf yarışması ve gönderilen fotoğrafların konusu şu: Hacettepe'yi en güzel anlatan... Gözde hanımefendi ise yarışmaya nasıl bir fotoğrafla katılmış dersiniz ? Kendi fotoğrafını göndermiş. İnsanları anlamak zor. Şimdi yazının en başına dönelim; girişe, iblisin kendisini nasıl kandırdığına, üstünlük tasladığına, tarih gerçekten de tekerrürden ibaret.



Araf Suresi 11. ve 12. ayetleri:

"
11- Sizi yarattık, arkasından belirli bir biçime soktuk, sonra meleklere “Ademe secde edin, dedik. İblis dışında hepsi secde etti. Sadece o secde edenlerden olmadı. “

12- “Allah İblis’e “Secde etmeni emrettiğimde seni secde etmekten alıkoyan ne oldu? dedi. O da “Ben ondan üstünüm, beni ateşten, onu ise çamurdan yarattın ” dedi."



  Ego ve devamındaki kibir gerçekten sizi tarihten silebilir. Kendimize daima hâkim olmalıyız. Haddime değil elbette lâkin elimden geldiğince yaptıklarının yanlışlığından bahsettim ve asla kaba olmadım.

 Gözde hanımefendi kendisini bilip bilmediğini gayet iyi biliyormuş. Yirmi iki yıldır kendimi tanıyamıyorum, kendisi çok başarılı demek ki, o zaman tebrik ediyorum buradan. Yıllar kendisini değiştirmiyor sanırım ya da reenkarne olmuştur, orasını bilemem. Amacının kimseyle dalga geçmek olmadığını savunuyor lâkin mesajlarını okumanız gerekiyor, diğer fotoğraf gönderenlerin emekleriyle dalga geçmekten oldukça eğleniyor gibiydi. Şimdi mesajlarını tek tek koyamayacağım, kusura bakmayın lütfen. İnsanları anlamak gerçekten zor. Belki balık hafızalıdır ? Alâ.

  Anlayamadığım durum şu esasen, tavrımın sürekli olarak kişisel olduğunu da savunması. Gözde hanımefendinin gönderdiği fotoğraf hiç beklenmedik bir anda anlaşılmaz derecede beğenilme aldığı için basit ve anlaşılır bir hatırlatmada bulundum, fotoğrafının altına tabi ama ne oldu biliyor musunuz ? Hâyâl kırıklığına uğradım çünkü anlaşılamamıştım, böylesine basit bir konuda hâlâ lâf göndermekle meşguldü hanımefendi. Kibir ve ego aşılması gerekilen duygulardır ve insanoğlu gerçekten anlaşılmaz. Sahip olduğu egosu ile sürekli olarak iki yıldır temsilci olduğunu ve okulun tanıtım ofisinde çalıştığını anlatıyordu.

  Şöyle:


 

  Ben, Gözde hanımefendi ile tartışmadım, hanımefendinin egosu ve kibiriyle tartıştım. Eminim kendisi bu duygular olmaksızın iyi bir varlıktır ve varlığıyla diğer varlıklara varlık katıyordur, öteki türlü, düşünen varlıkları anlamak çok çok zor.

  Tekrar bir hâyâl kırıklığı, kendisine, haksızlık yapanların fotoğraflarını göndermesini söylediğim zaman yanlış cevap verdi. Dedi ki: "Adilik olarak adlandırdığım bir şeyi ben yapmam." Yaptınız hanımefendi, aklınızdaki idrak karmaşasını oldukça merak ediyorum. Muhtemelen başkalarının fotoğrafları elinizde yoktu ve bu yolu seçtiniz. Bu yolu adilik olarak adlandırdınız, sonra monitöre baktınız ve ekranda seçilmesi zor bir yüzü gördünüz. Belirsiz bir yansıma. Varlığı ve yokluğu meçhul bir yansıma. Korkutucu, düş gibi. Bakın son cümlesi nasıl bitiyor: Ben bir temsilciyim, göze batmam gayet normal, zaten buna alışkınım. (Noktalamalar bana ait bu arada.)

   Bana tekrar temsilci olduğu hatırlatıyor. Bir üstteki fotoğraf ise, gönderdiği fotoğrafın altındaki yorumları.Tekrar tekrar temsilci olduğunu anımsatıyor, tanıtım ofisinde çalıştığını söylüyor ve ÖTK'ya ait olmadığımı düşünüyor. Acı... Kibir ve ego bizi çöldeki fırtınaların içerisine gömer ve asla çıkamayız, kum hareket ettikçe bizi içine çeker ve insanoğlunu anlamak oldukça zor. Başaramadım hiç, durum bundan ibaret, Gözde hanımefendi, özür dilerim. Kendimi yanlış tanıttığım için üzgünüm lâkin durum bundan ibaret. Yirmi yılda kendinizi bilmeyi başarmışsınız, size söz söylemeye hakkım yok. iyi günler. Ego ve kibirden uzak durmamız dileği ile, kendimize hâkim olmamız dileği ile.

Yazının amacı egonun ve takibinde kibrin ne kadar zararlı olduğunu göstermekti ve zaten yazmayı düşündüğüm yazıya güzel bir örnek yaşadım. Ne hoş oldu ama!

Araf Suresi 13. ayet:
“Allah ona “o halde in oradan, orada büyüklük taslamak haddine düşmedi. Çık dışarı, sen alçağın birisin, dedi. ”
**Unutmadan, burası kişisel sitem ve istediğim gibi içerikte bulunabilirim. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder