Salı, Nisan 12, 2016

Cumartesi Yasağı

Eğer bizler, yanılgıda olan diğer insanları görüyorsak; ister müslüman olsun, ister yahudi isterse hristiyan onları Kuran ile uyarmak zorundayız. Bu bizim üzerimizde olan bir yükümlülüktür. Yanılgıda olan derken, her türlü yanlış, günah, sakatlık çıkartabilecek durumlardan bahsediyorum. Bu yükümlülüğü bize veren yer doğrudan Allah'tır, Kuran'dır.

Araf Suresi 163. ve 164. ayetlerinde bahsedilen yahudi topluluğu var.

Allah topluluğun imanını sınamak için bir cumartesi yasağı koyuyor. Yasak ise şöyle; bu kavim sürekli balık tutan bir kavim ve Allah sınama olarak onlara cumartesi günü balık tutmayın diyor. Ardından Yüce Allah cumartesi günleri balıkları bol bol gönderirken kalan günlerde aynı şekilde göndermiyor. Bu kavim ise Allah'ın yasağına uymayarak, cumartesi günleri de balık tutmaya gidiyor. Ayetlere geçelim.
Araf Suresi 163. ve 164. ayetler:

-"Bir de onlara, o deniz kıyısındaki şehrin başına gelenleri sor. O sırada onlar cumartesi yasağına riayet etmiyorlardı. Cumartesi günü balıklar akın akın geliyorlardı, yasak olmadığı gün gelmiyorlardı. Yoldan çıkıp sapıklık yaptıkları için biz de onları işte böyle sınıyorduk."

-"İçlerinden bir topluluk, «Allah'ın helâk edeceği, ya da çetin bir azapla cezalandıracağı bir kavme ne diye nasihat ediyorsunuz» dediği vakit, o uyarıda bulunanlar dediler ki; «Rabbiniz tarafından mazur görülmemiz için, bir de belki günahlardan sakınırlar diye.»"

Peki şimdi yazının başında bahsettiğim, insanları Kuran ile uyarmak zorundayız cümlesinin desteği nerede? 164. ayette farklı bir topluluk bu balık tutma yasağını çiğneyen topluluğu görerek kendi aralarında ikiye ayrılıyorlar.

Bir grup diyor ki: "Kardeş zaten bunlar ölecek, helak olacaklar, sen niye çabalıyorsun ki? Bırak kendi hallerinde, bildikleri doğruyu yapmaya devam etsinler." diyerek durumu sallıyorlar.

Diğer grup ise: "Yahu Allah onları yakacak diye, helak edecek diye, biz kıyamet günü Allah'ın karşısına çıktığımızda, senin hatalı kullarını gördük ama onları yanlış yaptıkları konusunda uyarmadık mı diyeceğiz? Hem belki akıl eder ve doğru olanı yaparlar, böylece Rabbimiz bizi sever, Onun karşısında mazur görülürüz." düşüncesi ile karşılık veriyorlar ve çok güzel de yapıyorlar.

İşte Allah, Kuran'da bu örnekle bizi uyarıyor. Bakın hata yapan herhangi bir insanı gördüğümüzde; din, dil, ırk, yaş, büyüklük, tecrübe, aile, akraba, hoca, patron gibi sıfatları gözetmeksizin Allah'ın sözleri ile uyarmak zorundayız, Kuran ile uyarmak zorundayız. Kim ne derse desin, Allah'ın şahitliğinde hiçbir şey ondan daha büyük değildir. Bize aldığımız her nefesi veren de Allah, en sonunda alacak olan da Allah. Sağlıcakla...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder